Dünyanın Her Yerinden En Nitelikli Kahveleri Getiriyor, Kavuruyor ve Demliyoruz!

 

Uzun yıllar önce Doğu Afrika’nın en verimli topraklara sahip ülkelerinden biri olan Etiyopya’da, Khaldi adında bir çoban kırmızı meyveleri olan bir ağaca yaklaştı ve meyvelerin tadına baktı. Bu esrarengiz meyvenin kendisinde yarattığı hissiyatı çok sevdi, çevresindekilerle bu deneyimini paylaştı ve kahvenin hikayesi de bu şekilde başladı.
 

Tropikal iklim kuşağının en gözde bitkilerinden olan kahve ağacı, dikildikten üç yıl sonra aralıksız 30-40 yıl hasat veren, boyu 8-10 metreye kadar uzanan, lakin bu güçlü duruşunun yanında çok da narin olan verimli bir ağaçtır. Böylesine uzun yıllar verim sağlayabilmesinden olsa gerek, yalnızca uygun iklim bölgelerinde yetişen kahve ağaçları tüm dünyayı kahveye doyurmakta, her bölgenin kendine özel, yerel hazırlama teknikleriyle kahve çeşitliliğinin artmasına ve en önemlisi de kahve kültürünün oluşmasına olanak sağlamaktadır.
 

1954 yılından bu yana, her geçen gün biraz daha büyüyerek faaliyetlerine devam eden, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük kahve makinesi üreticisi olan şirketin üçüncü kuşak temsilcilerinden biri olan Nurettin Karakundakoğlu; Türkiye ve dünyadaki çeşitli bölgelerin yerel kahvelerinin deneyimini İzmirli kahve tutkunlarıyla paylaşabilmek ve kahve kültürünü İzmir’de yaşatabilmek için çıktı yola. Doğduğu günden bu yana dek kahve ve kahve makinelerinin içinde büyüyen Nurettin Bey kahvenin hakkını verebilmek, daha kaliteli ve lezzetli kahveye ulaşabilmek ve bunu tüm kahve tutkunlarıyla paylaşabilmek için dünyanın çeşitli yerlerine giderek yerel kahveleri tattı. Ustalarından bu kahveleri yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktaları öğrendi. Öğrendiklerini kahve aşıklarıyla paylaşabilmek ve kahvenin layığıyla nasıl hazırlandığını gösterebilmek için barista eğitmenliği sertifikasını aldı. Başta Toper Akademi olmak üzere pek çok farklı yerde eğitimler verdi, barista adaylarını sektöre donanımlı bir şekilde hazırladı.Yine bir gün vermiş olduğu eğitim sırasında yirmi beş yıl önce kendi dedesinin ürettiği kahve makinesini gören Nurettin Bey’in aklında, o makineyi kullanarak kahve sevenlere istedikleri zaman lezzetli kahve deneyimini yaşatabilmek fikri oluştu, çalışmalara başladı.
 

Baristocrat, eğitimli ve tecrübeli ekibiyle olduğu kadar kahve çeşitliliği ve kalitesiyle de çok kısa bir sürede kahve tutkunlarının en gözde ismi haline geldi. Gerek kahveleri ithal ederken en özel ve kaliteli olanları bizzat kendisi seçmesi, gerekse dünyanın en saygın yeşil kahve brokerlarıyla çalışması ve kahvesini kendi bünyesinde büyük bir özen ve ustalıkla kavurması, kısa sürede elde ettiği bu başarısının en büyük nedeni oldu. İçeri adımınızı attığınız andan itibaren sizi esir alan kahvesinin muhteşem kokusu bir yana iç dekorasyonu, kahve sohbetleri ve ev yapımı ikramlarıyla da dikkat çeken Baristocrat, iddialı ve sağlam adımlarla ilerlemeye devam etmektedir.